Üst
 

Türkiye’de Arkeoloji Okuyacaklar Neler Yapmalı?

 Türkiye’de yıllardan beri arkeolojinin yeterince kıymet verilmeyen bir alan olduğu da düşünüldüğünde üniversite hayatına arkeoloji okuyarak başlayacak öğrencilerin dikkat etmesi gereken birçok başlık bulunuyor.

Teknolojik gelişmelerin arkeolojiye yansıması (Drone teknolojisi, aDNA vs.) ve dünya genelinde arkeolojiye gösterilen ilginin azalmış olması bu disiplin açısından yeni bir dönemde olduğumuzu gösteriyor. Türkiye’de yıllardan beri arkeolojinin yeterince kıymet verilmeyen bir alan olduğu da düşünüldüğünde üniversite hayatına arkeoloji okuyarak başlayacak öğrencilerin dikkat etmesi gereken birçok başlık bulunuyor. Tercih sonuçlarının açıklanması ile birlikte arkeoloji okuyacak üniversite öğrencilerinin geleceklerine yönelik daha aktif davranması ve gelişim göstermeye açık olması gerekiyor.

Arkeolojik kazılar, yaz aylarında güneş altında yapılır.

Neden Arkeoloji Okumalısınız?

İnsanlığın ortak geçmişine merak duyuyorsanız, toprağın altındaki kültürü toprağın üstündekiler kadar öğrenmek istiyorsanız, tarih ve coğrafyaya karşı bir meyliniz varsa, hayatı anlamlandırmak için geniş bir perspektif edinmek istiyorsanız arkeoloji okumak tam size göre. Bunlara kitap okuma alışkanlığı, başta ofis programları olmak üzere bilgisayar kullanmakta becerili olmak, arazi şartlarına uygun fiziksel nitelikler eklenebilir. Maddi açıdan da eğitim esnasında ihtiyaç duyacağınız materyali karşılayacak bütçeniz varsa her şey sizin için çok daha kolay olur. Özellikle antik kentleri ve müzeleri gezmek, eğitim esnasında öğrendikleriniz pekiştirmek açısından son derece önemlidir. Şayet üniversiteye gelmeden bu alışkanlığınız varsa hem birçok kişinin önüne geçersiniz hem de öğrenme süreciniz rahat geçer. Bütün bunlarla birlikte esas önemli olan başlıklardan biri dil bilmektir. Dünyanın ortak dili olarak İngilizcenin ağırlığı arkeoloji de aynı derecede hissedilir. Eğer üniversiteye İngilizce bilmeden gelmişseniz- ki öğrencilerin çoğu bu durumda- bu açığı lisans eğitimi boyunca kapatmanız gerekiyor. Fakat dil biliyorsanız eğitim son derece kolaylaşır ve öğrenme açısından hiçbir sıkıntı yaşamazsınız. Ayrıca Erasmus gibi uluslararası değişim programlarından faydalanmanız kolaylaşır.

Neden Arkeoloji Okumamalısınız?

Eğer bir meslek sahibi olup, hayatınızın kalan kısmını belirli bir zaman dizini içerisinde memuriyet düzeniyle yaşamak istiyorsanız bu bölüm size göre değil. 4 yıl okuduktan sonra hemen iş bulmak, kamu ya da özel sektörde rahatlıkla çalışmak gibi niyetleriniz varsa arkeolojiden uzak durun. Türkiye’de bütün kurumlara arkeolog alımı son derece kısıtlıdır. Arkeolojinin odak olduğu bir özel sektör de bulunmamaktadır. O yüzden öncelikli olarak üniversite eğitimini maddi bir beklenti ile okuyacak olanlar daha dikkatli olmalıdır. Eğer kitap okuma alışkanlığınız yoksa ve geçmişe dair merak duygunuz zayıfsa yine arkeoloji eğitimi size göre değil. Bu durumda okulu ortalama şartlarda bitirmeye çalışarak asıl heves ettiğini şeylere yönelmek sizin için daha iyi olur. Böylece hem kültürel anlamda gelişecek bir alanınız olur hem de yönelmek istediğiniz esas şeylere yönelirsiniz.

Askerlikten kaçmak için üniversite okumayın. Hayatınızın en enerjik zamanlarını amaçsızca harcamayın. Arkeolojiyi kazandıysanız ve okuma niyetiniz yoksa ya yeniden sınava girin ya da askerliğe takılmadığınız için geleceğinize yönelik başka adımlar atın.

Definecilik, Indiana Jones’luk, ortamlara akma, 4 yıllık bölüm mezunu olmak gibi şeyler eğitim amacınız içinde olmasın. Siz kaybedersiniz.

Indiana Jones fikri, hayal kırıklığı yaratabilir.

Nerede Arkeoloji Okuduğunuz Çok Önemli

Türkiye’de 50’nin üstünde arkeoloji bölümü var. Fakat sayısal nicelik eğitim açısından çok fazla bir şey ifade etmiyor. Üniversite kentleri ve akademik kadroları eğitiminiz için en önemli başlık. Bana göre klasik arkeoloji eğitimi için en ideal yerler, Ege ve Akdeniz bölgesindeki üniversitelerdir. Ege, Dokuz Eylül, Çanakkale 18 Mart ve Akdeniz Üniversitesinde alınacak arkeoloji eğitimi, yakınlarında yer alan Hellen ve Roma kentlerinin fazlalığı sebebiyle çok daha verimli olmaktadır. Ephesos’u, Bergama’yı, Troya’yı ve Likya kentlerini öğrenirken otobüse, trene atlayıp gezme fırsatınız olur. Bu açıdan bahsi geçen bölgedeki üniversiteler İstanbul ve Ankara’daki üniversitelere göre avantajlı konumdadır. Eğer Prehistorya ve Protohistorya okuyacaksanız İstanbul ve Ankara iyi birer seçimdir. Doğru tercihi yaptığınızı söyleyebilirim. İki büyük kent akademik anlamda çok daha fazla fırsat sağlamaktadır. Akademik kadroları da Türkiye standartları için son derece iyi durumdadır. İzmir bu bağlamda Ege Üniversitesi ile öne çıkar. Eğer Ege’yi tercih etmişseniz köklü bir geleneğe ve çok iyi hocalara sahip bir bölümü seçmiş olursunuz.

Merkez iller dışında arkeoloji eğitimi alınacak en iyi üniversitelerden biri Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’dir. Hatay başlı başına bir arkeoloji cennetidir. Buna bir de donanımlı bir akademik kadro ve sevimli bir üniversite kenti havası eklenince Hatay’ı kazanan öğrencilerin şanslı olduğunu düşünüyorum.

Eğer akademik kariyer niyetiniz varsa baştan itibaren kazandığınız üniversitelerdeki hocalarınız hakkında bilgi edinin. Çalışma alanlarına bakın. Eğitim aldığınız yer ile birlikte bu konu geleceğiniz için en önemli başlıklardan birini oluşturur.

Arkeolojik kazılar yaklaşık 1-2 ay sürer.

Teknoloji Çağı’nda Arkeoloji

Dünya her açıdan çok hızlı bir şekilde değişmekte. Üniversite eğitimi ve uzmanlaşma alanları da bu trendin içinde sürekli olarak yenilenmektedir. Türkiye’de standart arkeoloji eğitimi belli kurumlar hariç dünya ile yarışabilecek durumda değildir. Bütün dünyaya arkeolog yetiştirme potansiyeline sahip ülkemizde bu vizyon hiçbir zaman oluşmamıştır.

Üniversitelerimizdeki en iyi hocaların çoğunu da yurtdışında eğitim görerek Türkiye’ye dönmüş çok dilli ve kültürlü kişiler oluşturur. Gelişen teknoloji uzağı yakın etmekte, eğitim araçları online olarak paylaşılmakta, video dersler, internet siteleri bilgiye ulaşmayı son derece kolaylaştırmaktadır. Bu bağlamda yeni kuşak eskiye göre çok daha şanslı konumdadır. Bunun iyi değerlendirilmesi gerekir. Okulda alınan standart eğitime paralel olarak teknolojik imkanlardan faydalanmak kendinizi geliştirmenizi hızlandırır.

İyi öğrenilmiş ve efektif kullanılabilen bilgisayar becerileri, şayet biliyorsanız programlama dilleri akademide hocalarınızın bile önüne geçmenizi sağlayan yetilerdir. Türkiye’de teknoloji ve arkeoloji arasında bir entegrasyon problemi söz konusudur. Bu alanda yetişmek isterseniz lisans eğitiminizin başından itibaren bilinçli bir şekilde hareket etmeniz birçok zorluğu ortadan kaldırır. Aynı zamanda akademideki eksikliklerin de giderilmesini sağlar.

Teknoloji toplumun her kesimine ulaşmayı kolaylaştırmış olsa da Türkiye’de Arkeolojinin toplum ile bağı da zayıftır. Bu yüzden kamuya yönelik arkeolojik perspektife sahip hocalarla çalışma fırsatı edinebileceğiniz kazılar, birinci yılınızın ardından sizin için çok önemli fırsatlara dönüşebilir. Bu bağlamda İstanbul Üniversitesi’nden Necmi Karul’un Aktopraklık Höyük Kazısı ve Arkeoloji Okulu mutlaka bulunmanız gereken bir duraktır. Temelde akademisyen ve öğrenciler yaz aylarında yüzey araştırması ve kazılarda çalışırlar. Eğitim sezonunda ise ofislerde araştırma ve yazın yapılan arazi işinden daha karmaşık veriler elde etmeye çalışırlar. Bu döngüde fotoğraflamayı bilmek, online veri tabanlarını kullanmak, Coğrafi Bilgi Sistemlerinden beslenebilmek veri hazırlamayı daha kaliteli ve kolay hale getiren birkaç başlıktan biridir. Birinci sınıftan itibaren bu konulara yönelmeniz araştırma projelerinde yer bulmanızı sağlar.

Bu başlıkta daha çok şey söylenebilir. Teknolojinin hızını takip etmek mümkün olmasa da kişisel olarak işinize yarayabilecek her şeyi öğrenmenizi öneririm.

Arkeoloji sabır gerektirir.

Tekrar İngilizce ve Dünyadan Kopmamak

İngilizce öğrenmeniz ya da biliyor oluşunuz farklı arkeoloji yapma biçimleri, dünyadaki genel akademik tartışmalar, arkeolojinin geleceği, uzay arkeolojisi, dünya kültürel mirası vb. konularda fikir sahibi olmanızı sağlar. Okuldaki sisteme sıkışıp ezberle vize final geçerek öğrencilik hayatınızı tamamlamayın. Dil sayesinde ömrünüzü tüketecek öğrenme alanlarını tanıyabilirsiniz. Mevcut sistemin döngüsüne kendinizi kaptırmadan, hem 20li yaşların enerjisini kullanın hem de kendinizi her gün geliştirin. Bu yüzden bu imkanları bulabileceğiniz üniversiteleri tercih ettiyseniz geleceğinize yön verme şansınız çok daha yüksek. Yeni ve küçük kent üniversitelerinde olacaksanız yazdıklarımı daha çok dikkate almanız gerekecektir. Zamanın geriye dönüşü yok. Bu yüzden dilerim en iyi şekilde değerlendirdiğiniz bir üniversite hayatı geçirirsiniz.

You don't have permission to register
X