Ankara çıkışlı günübirlik ve konaklamalı Ilgaz, Kartalkaya, Erciyes, Davraz, Palandöken, Sarıkamış kayak turları, Özel Yurtdışı turları, Termal oteller, Abant, Gölcük turu ve doğa turları

Switch to desktop Register Login

Kozaklı Dadak Termal kaplıca etkinliği, Muharrem cemi ve seyfe gölü gezisi 09-10 Ocak 2010

dadaktermal-muharremcem

Yine farklı ve özgün bir program
Kış döneminde gelenekselleştirdiğimiz termal otel sağlık turlarımıza başladık ve şimdide Kozaklı 5* Termal otelde termal  sağlık keyfi yaşamak istiyoruz. Ankara'ya yakın olan, su ve mineral kalitesi bakımından üst sınıfta yer alan Kozaklı 5* Dadak  Termal otel etkinliğimize bekliyoruz.

Bu etkinliğimize ek olarak katmak istediğimiz çok özgün bir programımız daha var. Hasandede Belediye Başkanımızın bizlere özel hazırlayacağı Muharrem cemine katılacağız. Bildiğiniz gibi; Anadolu; kültürel zenginliği bakımımdan dünyanın sayılı coğrafyalarından. Dinsel, tarihsel, etnik ve kültürel olarak böylesine karma içerikleri içerisinde barındıran başka bir coğrafya yok. Alevi/Bektaşi kültürü yıllarca içine kapanık, gözlerden uzak, kendi içinde kültürünü devam ettirmek adına kendi iç dinamikleri ile ibadetlerini, törenlerini ve geleneklerini günümüze kadar devam ettirmiş durumda. İçimizde farklı etnik ve inanışlarda dostlarımız var. Alevi dostlarımız bile kendi iç dinamiklerini maalesef çok fazla bilememekte. 
Genel kültür olarak her ne kadar genel bilgimiz olsa bile bu aydın düşüncenin bir kısmını görmüş olmak istemez miyiz?

Muharrem ayında Alevi düşüncesine sahip olanlar matem tutarlar ve buna muharrem orucu derler. 12 gün boyunca matem tutarlar. Olabildiğince az sıvı tüketir, eğlenmez, kerbela'da yaşananları hissedebilmek için matem tutarlar. ilgili yazı; Cem vakfından alıntı olarak ekte...Bizlerde bu kültürümüzü çok fazla bilmiyoruz maalesef. ve bu hafta sonu Muharrem cemine katılarak azda olsa bilgi sahibi olmak istiyoruz. Ve Hasandede Muharrem cemine yapacağımız bu etkinlik ticari olmayacak. katılımcı arkadaşlarımızdan kişi başı 10 TL lik bir bağışımız olacak. Sonraki dönemlerde de bu etkinliğimiz daha da bilinçli olarak devam edecek. Aralık ayında Mevlana'mızın yattığı Konya'ya  Şeb'i Arus ziyaretlerinde sema gösterilerini izledik ve şimdide Alevilerin Cem törenlerinde yaptıkları Semah gösterilerini izlemek istiyoruz. Programımız şöyle olacak:

1.GÜN:09 Ocak 2010 Cumartesi günü saat 08.00'da Kumrular sokak girişinden hareket edeceğiz. Ara duraklardan arkadaşlarımızı aldıktan sonra ve araç içi ikramlarla yaklaşık 1 saatlik yolculuk sonrası Hasandede'ye varacağız. Belediye başkanımız ile buluştuktan sonra Cem evine giderek Muharrem cemi ile ilgili bilgi sahibi olacak ve Muharrem cemini izleyeceğiz. Semah gösterisi sonrası Hasande'de yiyeceğimiz öğlen yemeği sonrası günübirlik Muharrem cemine gelen arkadaşlarımızı Ankara'ya yolcu edecek, Kozaklı'ya devam edecek arkadaşlarımızla da Kırşehir'e doğru yol alacağız. Yaklaşık olarak 15.00 civarlarında Kozaklı 5* Dadak Termal otele giriş yapacak otelimize yerleşeceğiz. Gün boyu serbest zaman. Termal banyo ve havuzlardan yararlanma şansımızı sonuna kadar kullanacağız. Akşam yemeği sonrası da devam edecek bu etkinliğimiz. konaklama otelimizde. 

2.GÜN:10 Ocak 2010 Pazar: Sabh kahvaltı sonrası termal kaplıca keyfimiz devam edecek. Öğlen yemeği sonrası tesisten ayrılıp Mucur'a gelip Mucur üzerinden Seyfe gölünü keşfe gidiyoruz. Bir dönem Pelikan kuşlarının göç yolunda uğrak yerlerinden olan ve son dönemde kuruyan Seyfe gölünde son durumu görmeye gidiyoruz. Sivil toplum örgütleri tarafından son yapılan çalışmalarla can bulan seyfe gölü gezisi sonrası Ankara'ya hareket ederek saat 21.00 civarlarında Ankara'da olmak istiyoruz.

ETKİNLİK ÜCRETİ:
Konaklamalı Kozaklı 5* Dadak Termal ve kültür gezisi ücreti: 185 TL peşin 200 TL 3 taksit

Günübirlik Hasandede Muharrem cemi katılımı: Ticari bir etkinlik olarak yapmayacağımız bu organizasyon tarafımızdan yapılacak olup giderleri katılımcılar tarafından ortak olarak bölünecektir. Bu giderlere 10 TL lik bağış eklenecektir. Tahminimiz: Öğlen yemeği+ulaşım+10 TL lik bağış ücreti ile yaklaşık olarak 50 TL civarında olacaktır.

ÜCRETE DAHİL OLAN HİZMETLER(KONAKLAMALI DADAK TERMAL)

Rehberlik, Özel ulaşım, Tursab Seyahat sigortası, Tüm çevre gezileri, Tam pansiyon konaklama, Muharrem cemine katılım ve öğlen yemeği, araç içi ikramlar

ÜCRETE DAHİL OLAN OLMAYAN HİZMETLER(KONAKLAMALI DADAK TERMAL)
Müze ve ören yeri giriş ücretleri,kişisel harcamalar  ve akşam yemeğinde alınacak içecekler gezi ücretine dahil edilmemiştir.

YANINIZA ALIN
Mayo, terlik, havlu, Uygun bir sırt çantası, kalın çorapla giyilmiş iyi bir yürüyüş ayakkabısı, yağmurluk, hava koşullarına uygun koruyucu aksesuar, şapka, kol ve bacakları kapatan giysiler, yedek çorap, çamaşır ve giysi, gece otelde kullanmak üzere kıyafet ve kişisel bakım ürünleri, fotoğraf makinası, kişisel ilaçlar, indirim kartlarınız, müze kartlarınız, sağlık karneniz, dudak nemlendirici, ani hava değişiklikleri için hırka, polar vb.

ZORLUK
Kolay bir gezi, kısa çevre ve kültür gezileri

SİZİ NEREDEN ALALIM?
Güvenpark Kumrular Sokak girişi: 08.00
Milli Kütüphane: 08.05
Armada önü: 08.15

NOTLAR:
Turlarımız, tura kayıt yaptıran kişi sayısına göre; 10-17 kişide özel dizayn minibüs ile, 18-31 kişide son model lüks Midibus ile, 32 kişiyi aştığı takdirde son Model 46 kişilik lüks klimalı otobüslerimiz ile yapılacaktır.

REZERVASYON ve BİLGİ:
0 312 417 67 06 - 417 67 09
Atatürk Bulvarı 105/207 Sanlı İş hanı Kızılay - Ankara

footer


------BİLGİ NOTU----------
MUHARREM ORUCU

Kurban bayramı Hicri Takvime göre Zilhiçce Ayı’nın 10. günü başlar. Kurban bayramının 1. gününden başlayarak 20 gün sayılır. 20.günün akşamı Muharrem Orucu için niyet edilir ve oruç başlar.Muharrem orucundan önce 3. günlük masumu pak orucu tutulur. 
Bu oruç küfede şehit düşen Müslüm Bin Akıyl ile çocukları İbrahim ve Muhammet için tutulur. Müslüm, İmam Hüseyin’in amcasının oğludur.
İbrahim Müslüm ise amcasının torunlarıdır. 3. günlük Masum-u Pak ve 12 günlük muharrem orucu olmak üzere toplam 15, gün oruç tutulduktan sonra muharrem ayı’nın 13. günü kurbanlar tığlanır ve “Aşure” dağıtılır. Kurban İmam Zeynel Abidin’in Kerbela katliamından kurtuluşunun şükranıdır. Muharrem ayı kutsal ayıdır. Muharrem ayı haram aylardandır. Bu ayda savaşmanın yasak olduğu Kuranı Kerimde açıkça belirtilmiştir.
Muharremde eğlence yapılmaz. Can incitilmez, kan akıtılmaz. Düğün, nişan, sünnet törenleri yapılmaz, bu günlerde eşler arasında nefsani ilişkiler olmamalı. Kerbela şehitlerinin çektikleri susuzluğu hissetmek için su içilmez eğlence yerlerine gidilmez. Saf su içilmez. Sağlıklı ve sıhhatli olup da oruç tutanlar için su içmemek çok sevaptır. Çünkü; Hz. Hüseyin 72 yakınlarıyla birlikte Kerbela da susuz bırakılmıştır. Kerbela acısını yürekler de hissedebilmek için susuzluğu yaşamak lazımdır. Ancak,  vücudun suya ihtiyacı olduğundan aşırıya kaçmamak kaydıyla, ayran, çay vs. gibi sıvı içecekler alınabilir.Alevi İnancı şekilciliğe takılıp kalmayı değil, özünü benimser aklın ve ilmin yolundan ayrılmaz. Önemli olan İmam Hüseyin’in ve diğer Kerbela şehitlerinin çektikleri acıyı ve zorlukları beyninde, kalbinde ve gönlünde duymaktadır. Onlar gibi düşünüp, onlar gibi yaşayıp, onlar gibi inanmaktır. Zalime karşı çıkıp, mazlumdan yana olmaktır. Eline,diline, beline sadık olup insanca ve onurluca yaşamaktır. Onlara layık olmaktır, ölmeden önce ölmek öldükten sonra yaşamaktır. Allah’ın alemlere rahmet olarak gönderdiği elçisi Muhammet Mustafa’nın ve Ehli beyti’nin huzuruna anlı açık yüzü ak ve pak çıkmaktır. Onların bıraktığı onurlu mirasa sahip çıkmaktır. (Ahzap s, 33)Tüm peygamberler zamanında üç günlük Hızır Orucu ve Muharrem orucu tutulurdu. Çeşitli kaynaklar Muharrem ayı’nın 10’cu günü bir çok olay gerçekleştiğini söylüyor. Bunlardan bazıları şunlardır. Adem peygamberin bağışlanması, Nuh peygamberin gemisinin  tufandan kurtulması, Yunus peygamberin balığın karnından kurtulması, İbrahim peygamberin nemrut’un ateşinden kurtulması, İdiris peygamberin göğe çıkması, Yakup peygamberin oğlu Yusuf peygamberin atıldığı kuyudan kurtulması,  Eyüp peygamberin dertlerden kurtulup sağlığına kavuşması, Musa peygamberin firavundan kurtulup kızıl denizi geçmesi  İsa peygamberin göğe çıkması ve son olarak Hz. Muhammet Mustafa’nın, müşriklerin zulmünden kurtulmak için Mekke’den Medine’ye Hicretinde sağ selim Medine’ye dönmesine şükran olarak oruç tutar, aşure yapar. Peygamberler için kavuşma, kurtulma, müjde günü olmuştur.Peygamberin ümmeti sayılan kişiler tarafından bu mübarek ay peygamber torunlarına zulüm günü olmuş ve şehit edilmişlerdir. Bu mübarek günleri Emeviler tarafından zulme çevirmişlerdir. Tüm yakınlarını, evlatlarını ve kendi canını hakk yoluna insanlık sevgisi adına, Ceddi Hz. Muhammed’in kurduğu dinin mücadelesini şahadet şerbetini içerek  İslâm dininin ebediyete kadar devamına vesile olmuştur. (İsra Suresi ayet 77) “Ey habibibim, senden önce gönderdiğimiz peygamberlerimize de uyguladığımız yasa budur. Sen bizim yasada değişiklik bulamazsın.” Bu ayetin hükmüne göre tek Tanrılı dinlerde inanış ve ibadet aynıdır.(El fecr suresi ayet 1.2) Ya Muhammet o  muharremin on sabahı ve akşamı hakkı için ve çift olup duranlara ve dahi on gecelere and olsun ki akıl sahipleri onlara itibar edip son amaçlarını onunla inceleme ve araştırma yaparlar denilmektedir.
Bu  emirlerden on gün ve geceye and içen Allah’ın bu gün ve gecelerini oruçla geçirenlerin Allah’a itaat edenler olacağını açıklaması’nda muharrem orucunun Allah’ın emrettiği ve müminlerce tutulması gereken oruç olduğunun en açık kanıtıdır.
“Şehin al müşlem” isimli kitap’ta Hz. Muhammet’in on gün Muharrem orucu tuttuğunu ve Hüseyin’e matem diye oruç tutturduğunu yazmaktadır yine aynı kitapta Muharrem orucunun Hz. Muhammet döneminde farz olduğu, peygamberin Hakka yürümesinden sonra müminlerin orucu olun Muharremin tutulmadığını, Müslümanların Ramazan orucunu farz yaptıklarını yazmaktadır.
Değerli Canlar; Hz. Muhammet (Sav) size iki emanet bırakıyorum biri Kuran diğeri  Ehl-i Beytin diyor. Hz. Resul, Allah’a Resulüne, Kurana inanan müminler Ehl-i Beyit’in yasını tutmalı, acısını duymalı ve Hüseyin’i Kerbela için göz yaşı dökmelidir.
Bütün ibadetlerde riya vardır ama oruçta göz yaşında riya kesinlikle yoktur. Niye yoktur?Allah’la kul arasında olduğu için, tamamen kendi rızalığıyla olduğu için, kendi iradesiyle olduğu için Eğer oruç birilerine hoş görünmek için tutuluyorsa bunun hiçbir anlamı yoktur. Alevilerde yalnız aç kalmak değil aynı zamanda açı arayıp onu doyurmanın da adıdır Oruç. Hz Peygamber efendimiz bir çok oruç tutan vardır ki,  bunların alacağı sevap aç ve susuz kalmaktan başka bir şey orucu değildir diyor. Çünkü oruç  beden orucu, gözün orucu gafletten men olmaktır. Dilin orucu yalandan men olmaktır, kulağın orucu yasaklanmış şeyleri işitmemektir, nefsin orucu hırs ve şehvetten kendisini korumasıdır, 
kalbin orucu bütün nefsane duygulardan arınıp beşeri sevgiden uzaklaşmaktır. Ruhun orucu dünya malına tamah etmemek, sevgiye kavuşmaktır. Sırrın orucu haktan gayrısını görmemektir. Batındaki oruç haktan gayrısını görmemektir.  İşte orucu bütün bedenle tutmak gerekir.

MUHARREM ORUCUNUN YASAKLARI

Muharrem orucunun veya muharrem ayının en büyük problemi budur desek yanlış söylememiş oluruz. Çünkü, Alevi İslâm anlayışında  her şey yerli yerine oturmadığı için, merkezi bir otorite oluşturulamadığı için, ister istemez yöresellikler/ farklılıklar olması kaçınılmazdır. Kur’an, “dini zorlaştırmayın, kolaylaştırın” demesine rağmen muharrem ayı gelince kelimenin tam anlamıyla zorlaştırılması için elden gelen her şey yapılmış veya yaptırılmıştır. O kadar çok yasaklarla karşılaşırsınız ki âdetâ yasaklar bombardımanına tutulursunuz. Birileri bu orucun tutulmaması için her şeyi yapmıştır. Oysa, Kur’an; “Zora sürme, sıkıştırmak, bunaltmak için indirilmedi.” (Taha,2) der. Oruç, daha önce de belirttiğimiz gibi istek ve aşkla tutulmalıdır. Tüm uydurma merasimler, yapay şartlara bağlanmamalıdır. Çünkü; Alevi İslâm inancı şekilciliğin adı değil, özü  kabullenmenin adıdır. Muharrem ayın da öz yok edilmiş, şeklicilik ön plana çıkartılmıştır. Domates, patlıcan, soğan, patates, elma, portakal, v.s. kesmek yasak. Niçin? Bizim köyde öyle yapıyorlardı. Bu yasakların kaynağı neresidir? Diye sorulduğunda da; işte o meçhul dur. Tasavvuf, aklın ve ilmin adı ise o zaman sormak isterim: Bir Alevi memur, tıraş olmadan, banyo yapmadan nasıl işine gidecektir? Bir subay bu şartları yerine getirmeden nasıl görevini yapacaktır? Önünde iki seçenek vardır; işinden istifa edecek veya orucu tutmayacak . Hangisini yapmak istersiniz?

Dün köylerimizde bunu uygulayabilirdik ama şimdi köyde değiliz ki! Diğer bir soruda: On iki gün boyunca su veya sulu gıdalar hiç almadan orucumuza devam edersek, insan vücudunda tahribatlara yol açmaz mı? Amaç, sağlıklı insanı bu koşullarda oruca sürükleyip hasta etmek mi yoksa sağlığını koruyarak mı orucunu tutmalıdır? Hangisi? Allah insanlara zulüm etmeyi sevmez. Zulüm nefsimizdendir. Öyleyse vücudumuza zulüm etmeden sağlıklı başlayıp sağlıklı orucumuz bitirmeliyiz. Aklımızla, ruhumuzla bu orucu yaşamalıyız. Tutulur olabilmesi için bu kadar mesnetsiz yasaklardan kaçınmalıyız.
Öyleyse muharrem ayında neler yapmamalıyız? Muharrem ayın da eğlence yapılmaz; kan akıtılmaz, kurban kesilmez, can incitilmez, düğün, nişan, sünnet ve benzeri eğlenceler yapılmaz. Et yenilmez, su içilmez, eğlence yerlerine gidilmez. Et niçin yenilmez? Kan akıtılmaması için yenilmez. Su içilmemekle de Kerbela da Hz. Hüseyin ve sevenlerinin çektikleri sıkıntıları, susuzluğu hissetmektir. Ruhumuzda yaşatmaktır.İmam Hüseyin’in ve diğer Kerbela şehitlerinin çektikleri acıyı ve zulmü beynimiz de, kalbimizde ve yüreğimizde hissetmektir. Onlar gibi yaşayıp, onlar gibi inanıp, onlar gibi yaşamamızı pak etmeliyiz. Zalimlerden yana değil, mazlumlardan yana olmanın değerini ve faziletini bilmeliyiz. Ahlaklı yaşayıp, kul hakkı yemeden, onurlu yaşamanın erdem olduğunu bilmeliyiz. Yarın ulu divana yani anların karşısına alnı açık, yüzü ak çıkmalıyız. Çünkü, Kur’an; “İmamlarınızla birlikte sorgu, sual edileceksiniz” diye buyuruyor. Muharrem orucunu tutmadan, matemini yaşamadan hangi yüzle onlardan şefaat dileyebilirsiniz ki! 
Hangi yüzle….
Kısaca, Orucumuzu tutacağız, matemimizi yaşayacağız. Ama, on iki gün boyunca yıkanmadan, tıraş olmadan, elbise değiştirmeden değil, bunları yaparak ama  matemde olduğumuzu hiç unutmadan tertemizce yaşayacağız. Allah hiç pisliği sever mi? Sulu gıdalar alarak, su mümkün olduğunca içmeyerek, çayınız, ve diğer içecekleri içerek ama, zevkini yapmadan ihtiyacımız kadar matemimizi yaşayacağız. Ulular ulusu yüce Allah sırrı Kerbela’nın hakkı için oruçlarımız ve matemimizi kabul eyler inşallah.
KAYNAK:http://www.cemvakfi.org/blddetay.asp?ID=122

Artıyaşam | Kırkayaklar Turizm.

Top Desktop version