Son güncelleme:09:00:00 PM GMT

Frontpage Slideshow (version 2.0.0) - Copyright © 2006-2008 by JoomlaWorks

BİLGİ

Dodurca Güldürcek Barajı Doğa Yürüyüşü - Gül Dölek

  • PDF

Pazar sabahı başlayan ve tüm günüme, tat katan, renk veren ve ruhuma huzur, bedenime kuvvet, bir yürüyüş yaptım. Toplam 23 kişilik doğasever bir ekiple birlikte. Öncelikle teşekkürler hepinize :)

Artıyaşamın aracını gördüğümde, çok sevdiğim dört arkadaşım vardı yanımda. Dönüşte, 18 kişi daha "ARTI" olarak katıldı hayatıma... "Hoş geldiniz" :)

Araçta, çekingen ve uyku mahmuru bir "GÜNAYDIN" dı karşılayan bizi. Yürüyüş sonunda, alkışlarla uğurlandık. Galiba sevdirdik kendimizi :)

P9260027Yolculuğumuzun ilk molası, çay molası. Sonra doğruca, Çankırı sınırında bulunan Dodurga Bölgesine. Serin bir sabah karşıladı bizi, giyindik... Patika ve eğimli bir yolda ilerlemeye başladık. Güneş, önce kıyafetlerimizi sonra da bedenimizi ısıttı, soyunduk. Yürüyüşümüz boyunca iklim şartlarına ayak uydurduk bol bol. Bir giyindik bir çıkardık üzerimizdekileri. Eee ne de olsa, pek yakında MERHABA diyeceğiz sonbahara...

Sonbahar geledursun yavaş yavaş, kökleri yosunlarla kaplanmış ve "ben yeşil kalacağım" diyen çam ağaçlarının içerisine daldık sonra. Bir gün önce yağmur yağmış, mis gibi kokan bir hava var burada. Yerlerde kozalaklar, şimdiye kadar gördüğüm en minik hem de en minik kozalaklar :) Bir tane alayım dedim ve yeni bir şey öğrettiler bana. Doğalı, doğadan asla koparma!

P9260032Karıncalar yuva yapmış, bünyelerine inat, devasa boyutta. Takdir etmeyi öğrendim sonra.

Ormanda çok fazla mantar yoktu, tek tük işte. Önemli değil... Zaten çooook mantar gördüm ben ömrüm boyunca. Sonra, yemyeşil bir mantar çıkıyor karşımıza. Ben hiç yeşil mantar görmedim ki hayatımda. Aldığım ders; "Öğrenmenin yaşı yoktur ve en cüüzeel :) renkler doğada"

Bir minik moladan sonra, yemek molası diyor, liderimiz İlker ve artçımız Aysu bizlere... Ne güzel, ne anlamlı bir cümledir o öyle :) Çam ağaçlarının arasında, çam yaprakları soframız ve çantamız, sırt arkalığımız. Yemek sonrasında ise, yumuşacık yastığımız. Bir ses geliyor kulağımıza, Hayır, kuş sesi değil bu. Rüzgâr sesi de değil veya ağaçlardan düşen yaprakların çıkardığı ses. Biliyoruz, tanıyoruz bu sesleri biz çünkü. Yabancı bir ses bu bize. "Yemeğimi getirmeyi unutmuşum" Sonra herkes bir şeyler verme telaşında bu, sempatik ve doğasever hanımefendiye. Bir şey daha öğreniyorum burada; "Doğada hiç kimse aç kalmaz! ve ne güzel şeydir paylaşmak "

Mola bitti. Yürüyüşe devam ve ellerimizde doğal-ağaç batonlarımız, sonrasında iyi bir fotoğraf malzemesi olacak bizlere.

P9260057Çamlarla kaplı ormanların ardından, sarı sarı ve çok sarı otlarla çevrilmiş bir bozkır karşılıyor bizleri. Sarılığın ve kuruluğun arasında, parça parça bataklıklar ve içlerinde kurbağalar, su canlıları. Şaka mı bu dedirtiyor insana... Tabi ki hepimizin parmakları deklanşörlerde. Sonrasında fotoğraflara bakılsa da doya doya, bir şey daha öğretiyor bu yürüyüş bana; "Doğayı seyretmek değil uzaktan, hissetmektir önemli olan ve doğayı yaşatmak içinde!"

Sırtımızda gittikçe ağırlaşan sırt çantalarımız, sapsarı bir sarı boyunca, yürüdük yürüdük ve yürüdük. Artık her şey sarı gözlerimizde. Canım arkadaşım minicik bir çanta almış yanına. Bizimkilerin yanında minik ve minik ötesi aslında. Hepimizden önce çıkarttı ihtiyaçlarımızı, çözümsüzlük anında. Ve bir şey daha öğretti bu durum bana; "Önemli olan boyutu değil, neleri barındırdığıdır içinde" Çantasını ilk gördüğüm zaman güldüğüm için özür dilerim dostumdan :)))

P9260068Yürüyüşümüz değişti. Eski asaletinden eser yok. Yan yan gidiyoruz. Fotoğraflarımız bile yampiri yampiri artık. Hey gidi günler hey, neydik ne olduk dedirtiyor bizlere... Yorulduk, İlkeeeeeeeer MOLA!!! Az biraz daha sabredin diyor bizlere. Sebep? Molamız minicik bir derenin dibinde.

HARİKASIN İLKER HARİKA!!! :)

Moladan sonra, sıra geldi sulu yürüyüşlere. Sanki daha bir canlılık var ekibin yüzünde. Öğrendiğim şey; "Su hayattır!"

Dere kenarındayız şimdi, saat öğleden sonra bilmem kaç civarında. Çok da umurumda değil, yürüyüşümüz çabuk bitmesinde. Yine de, "güneşe bakarak saat tahmini yapmak" artık en kısa sürede öğrenilecekler listemde. Sağımızda solumuzda rengarenk çiçekler ve çeşit türlü bitkiler, tabiat canlıdır ve doğa yaşar dedirtiyor bizlere. Bir şey de burada öğreniyorum; "Doğada gördüğün her ot yenilmez, naneye benzese de" :)))

P9260073Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor. Renkleri dönmeye başlamış bile. Haaaaydiiiii, sarı ve turuncunun her çeşidi burada. Minik bir dere akıyor yamacımızda ve bir ağaç, tam oturak pozisyonunda şekil almış. Doğada, doğal bir oturak. Oturuyoruz dostlarımla ağacın üzerine, meditasyon havasında, baş parmak ve işaret parmağımız birleşmiş, diğer üçü birbirine yapışmış vaziyette. Haydi diyorlar gözlerinizi de kapatın çekelim fotoğrafınızı öylece. Kapatmak ne mümkün, manzara harika :) Sonrasında, fotoğraf makinasından, bilgisayarımıza yansıyan, gözleri açık bir meditasyon pozu olsa da, manzarayı görseniz siz de hak verirdiniz bizlere.

P9260081-1066615815Ve bir köyde noktalanıyor yürüyüşümüz. İnekler geçiyor sağımızdan solumuzdan. Saman balyaları etrafta ve minik bahçelerde sırık fasulyeler. Köy evlerinin kapıları, kocaman kocaman ve ilginç anahtarlar var üzerlerinde. İlginç olanlar bizleriz belki de :)) "Kuzum, turist misiniz siz? " dedi teyzemin birisi bize. Sonra Eti puflarımızı da yedik... Hak ettik biz bunu galiba.

VE dönüş vakti. Aracımızın içerisinde gün boyunca çekmiş olduğumuz fotoğrafları izliyoruz. İzlemesi bile ne çooook eğlenceli. Sıcak bir çorba molasından sonra, herkes doğru yuvasına. Bir pazar ancak böyle güzel geçerdi bence.

Sadece minik bir sitemim var, liderimiz İLKER ve artçımız AYSU' ya.

İlk gördüğüm andan itibaren ne çok güvenmiştim ben size. Hani, bu kadar çok yormayacaktınız bizi. O kadar sıcaktı ki muhabbetler ve bazen de kahkahaya dönüşen samimi gülümsemeler, yüz kaslarım ağrıyor hala... Söz vermiştiniz, hani fazla yormayacaktınız bizi.

image003Teşekkürler ikinize de :)))

Gül BOCUTOĞLU DÖLEK

Acemi Trekingci Alişan

  • PDF

yuruyusSon zamanlarda Alişan Hayırlı'nın ilginç pozlarını izlemeye başladık. Kimi zaman bir ağaç dalının arasına gizleniyor ve o ağaçla uyum sağlıyor; kimi zaman da bir dağın veya tepenin zirvesine çıkarak güzel pozlar veriyor. Ancak; Batılıların tabiri ile lodoslamasına, bizim tabirimiz ile şaşkın ördek gibi gidiyor. Kıyafetine bakıyorum yanlış, aldığı malzemelere bıkıyorum yanlış, ayakkabısına bakıyorum, ne idüğü belirsiz bir şey. Son mantar yürüyüşünde ise tek kelime ile "Allah yüzüne bakmış". Eğer keklikler imdadına yetişmese idi vay haline.

Bir konuda Alişan Hayırlı'ya hak veriyorum. Güzel pozlar veriyor, doğa ile uyuşumlu kareler yansıtıyor. Hele Malatya'nın o güzel ağaçlarının dalları arasındaki pozları var ya işte o pozlar onun karizmasına karizma katıyor. Velhasıl dağa ile bütünleşiyor. Alişan dediğimiz zaman doğa akla geliyor.

Alişan Hayırlı'nın mantar toplayışına gidişi var ki darısı dostlar başına; o kendisini şöyle anlatıyor.mantar

"Gaipten bir ses beni çağırıyordu. Sarp ve keskin yamaçtan tırmanırken ekiple arayı ne kadar açtığımın farkında bile değildim. Daha yukarılara, daha zirveye, en uç noktaya çıkmak istiyordum.  Zirveler beni mıknatıs gibi çekiyordu. Adını bilmediğim, tarif edemeyeceğim efsunlu güçler beni çağırıyordu. Gaipten bir ses sanki bana sesleniyordu. Yerden ne kadar uzaklaşırsam, görüş açım o kadar genişliyor, zirveye ne kadar yaklaşırsam kendimi o kadar özgür hissediyordum.

Nihayet Hamza Dağı'nın zirvesine vardım."

Ben de zaman zaman yüksek tepelere tırmandım. Gerçekten ne kadar yükseğe çıkarsan kendini o kadar özgür hissedersin. Bu dünya ayaklarımın altındadır.  Alişan da dağın zirvesine bir an önce çıkmak için arkadaşlarından ayrılmış ve zirveye doğru seğirtmiş. İşte burada en büyük yanlışı yapmış. Kardeşim; yol yordam bilmiyorsun, orada hangi yırtıcı hayvanların karşına çıkacağından habersizsin, yağmur yağar ise korunacak yağmurluğun yok, ayakkabın su alıyor, susuz kalsan iki damla içecek suyun yok. Her şeyden önce kaybolur ise cebinde bir düdüğün yok, pusulan yok, gps cihazın yok. İyi ki o dağlarda ve mağaralarda gece kalmamışsın. Yoksa kurtlarla, çakallarla, ayılarla, domuzlarla, akreplerle, yılanlarla nasıl baş edecektin. Ya da terörist diye kör kurşuna hedef olma olasılığın da vardı.  Ne ise geçmiş olsun der Allah'tan uzun ömür dilerim. Alişan anlatımına devam ediyor;

"Kayanın üzerinde ne kadar oturduğumu hatırlayamıyorum. Doktor tabiatın muayenesinde geçen terapi süresini bilemiyordum. Birden kendime geldim. Ağzımın kuruduğumu, biraz acıktığımı hissettim. Hemen yanı başımda bir kar kümesini fark ettim. Üzerini temizledikten sonra bir avuç karla susuzluğumu giderdim, şifalı otların tadına bakıp açlığımı giderdim. Zehirli ve zararlı olabileceği aklıma gelmemişti, fakat olsun, dağların zehri şehrin balından daha tatlıydı bana göre... Öleceksem dağların zehirli otları ve karıyla öleydim. Fakat şimdi bir sorun vardı. Yol arkadaşlarımla bağlantıyı koparmıştım. Kaybetmiştim. Şimdi aşağı inme zamanı gelmişti.

Acaba arkadaşlarım neredeydi? Ne kadar uzaklaşmış ve onlar hangi yöne gitmişlerdi? Onların derdi mantardı. Onlar ne kadar mantar bulur ve şifalı ot yaparlarsa o kadar mutlu olacaklardı. Beni merak edip etmediklerini de bilmiyordum.

Zirveden aşağı doğru inmeye başladım. Bir yandan da "Kazıııııııııııııııııııım! Alpaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaay!" diye bağırıyordum. Sesim karşı dağlardan yankılanıp geri geliyordu.

Korktuğum başıma gelmişti. Hiçbiri sesime cevap vermiyordu. Kaybolmuştum işte. Nerede olduğumu bilmiyordum ve yönümü kaybetmiştim. Hava da yavaş yavaş kararıyor, yağmur yüklü kara bulutlar karşı ufuklarda belirmeye başlıyordu. Yağmur gelecekti, belliydi...

Hüngür hürgür ağladım! Dağ ve zirve tutkusu başıma iş açmıştı. Bir yandan arkadaşlarıma sesleniyor, bir yandan da çılgınlar gibi aşağı, dere tarafına doğru iniyordum. Artık mantar da şifalı otlar da umurumda değildi. Burada kaybolursam, yağmurların altında kalırsam, hasta olursam ne yapacaktım? Anneme ben ne diyecektim? Yok, hayır, hiç kimsecikler yok. Etrafta insan suretinde kimseyi göremiyordum.

Bir kayanın üzerine oturup hüngür hüngür ağladım"

Tabii ki ağlarsın; annen bunları bilse senin macera peşinde koşmana mutlaka engel olurdu. Daha önce denenmemiş Malatya dağlarına çıkıyorsun. Sarp ve kayalık dağlar, Güneş tepene vuruyor, sen gene de kendini zorluyorsun. Malatya Valiliği'nin diktiği ağaçların gölgesine erişmemize bence ömrümüz yeterli olamaz. Bana göre genç olduğuna göre senin o zamana ulaşma olanağın var. Ne ise ikimize de Allah uzun ömürler versin ki Malatyalılara Malatya'yı anlatalım.

Kardeşim her şeyin bir yolu yordamı var. Annenin her zaman hayır duasını al. Otur oturduğun yerde. Emekli maaşın sana yeter. Kündübeğ'in (Gündüzbey) kuytu bir köşesine yerleş. Ara sıra Derme Suyu'na balıklama dal, kiraz, çefdeli (şeftali), fişne (vişne), mişmiş topla; bir de bahçenin uygun bir yerine üç katlı bir villa yaptırır isen oldun Alişan Ağa. Gel Alişan Ağam git Alişan Ağam. Malatya tabiri ile gözel degil mi? Oraları ben yaşadım sen daha iyisini yaşamışsındır.

TREKKİNG NEDİR?

Doğada, bir noktadan diğer bir noktaya varmak amaçlı yapılan, genelde hafif tempolu sportif yürüyüşlerdir. Kelimedoğayürüyüşü anlamını taşımamaktadır. Çünkü bu tabir gezinti amacı ile yapılan kır gezintilerinin karşılığı olamaz. Spor amaçlı doğa gezintisine "trekking" denebilir.

Trekking, İngilizce trek kelimesi ve ing ekinden üretilmiş bir kelimedir. Tam karşılığı olmasa bile bu kelime "doğa yürüyüşü" anlamında kullanılmaktadır. Trekking her mevsimde yapılabilir; ancak hava ve ortam şartlarına, uzunluğuna ve zorluk derecesine göre gerekli hazırlıklar yapılmalıdır. Trekking parkurları birkaç saat sürebileceği gibi birkaç hafta hatta ay da sürebilir.

Başlangıçta doğasever insanların, doğal güzellikleri yaşamak ve doğada bulunmak amaçlı gerçekleştirdikleri kişisel veya arkadaş çevresi etkinlikleri olarak başlayan trekking, günümüzde turizm farklılığı çatısı altında giderek ekonomik boyut kazanmış ve büyümüştür. Bugün trekking, genelde şehrin stresinden kurtulmak isteyenlerin, hafta sonu günübirlik şehre yakın parkurlarda ya da yabancı ülkelerde 2-3 haftalık turlar şeklinde, profesyonel bir rehber eşliğinde gerçekleştirdikleri bir spor durumudur.

Doğa yürüyüşlerinin insanın vücut ve ruh sağlığı üzerinde çok olumlu etkileri olduğu uzmanlarca kabul edilmektedir. Trekking spor amaçlı yürüyüşlerdir. Eğer dağ taş dolaşmış isen ve yorulmamış isen trekking yapmış olamazsın. Eğer piknik havası keyfi ile yürüyüş yapıyorsan bana göre bu trekking olmaz. Mutlaka terlemelisin ve ter her yerinden çıkmalı.

Trekking sporu yapabilmek için birtakım donanımlara ihtiyaç vardır. Özel giysiler gerektirir. Yoksa ayılara, kurda kuşa yem olabilirsiniz. Alişan'a bakıyorum. Bu donanımların esemesinden haber yok. Elinde düdük olmalı, yağmurluk bulunmalı, geceye kalır isen yanında küçük ışıklar olmalı, şapkan ve özellikle vibrantlı, su geçirmez ve kaymaz ayakkabın bulunmalı, yağmurluğun çantanın mütemmim cüzü olmalı, yedek çorap ve iç çamaşırı mutlaka yanında taşımalısın. Yağmur geldiği zaman her zaman bir mağara bulamazsın. Haydi mağaraya kendini attın içerde ne var ne yok ne bileceksin? Malatya'da ayı kalmadı ya; ya karşına bir ayı çıksa veya domuzlar ve yılanlar veyahut bin bir türlü mahlukat çıksa ne yapacaksın. Ancak "anneeeeeeee" diye bağırırsın. O zaman annen sana nasıl yardım edecek?

Duyduğuma göre sen elli liraya trekking ayakkabısı almışsın. Bu kadar ucuza ayakkabı olmaz. Bunda bir yanlışlık var. İyi bir yürüyüş ayakkabısının fiyatı bana göre üç yüz liradan aşağı değil. Ben de gerçi doksan liralık ayakkabı ile idare ediyorum, ayakkabımdan memnunum. Dört seneden beri idare ediyorum. Ara sıra su alıyor ama ne yapalım, çorap değiştirerek idare-i maslahat yapıyoruz. Allah bizlere yürüyüş ve tam donanımlı yürüyüş malzemeleri ve çanta nasip etsin. (Tüm hemşehrilerim amin desin)

ALİŞAN HAYIRLININ YÜRÜYÜŞ KIYAFETİ

Sayın Hayırlı; Öncelikle ve ivedilikle söylemem gerekir ise yürüyüş çantan çok faullu. Herhalde çocuklarından birinden almışsın. Tamam, aldın ne diyelim. Çantanın yan cepleri yok mu? İki litrelik suyun nerde. Yağmur yağmasa idi, keklikler ve Cebrail sana yardım etmese ve annenin duası kabul olmasa, geceyi mağarada geçirse idin halın nice olurdu. Yağmurluk da almamışsın. Vay benim garibanım.

Gel ben dağ ve yürüyüş kurallarından önemli olanları sana anlatmaya çalışayım. Spor ve kültür fakiri Malatyalılar ve yurttaşlarım da belki okur ve uygulamaya çalışır.

1.      Yürüyüş için ortopedik, ayağa ve yere iyi tutunan yürüyüş botu

2.      Su şişesi veya matarası. Yanınızda taşıdığınız su bitebilir, temiz bir su kaynağı bulduğunuzda sağlam bir su kabına ihtiyacınız olacaktır.

3.      Düdük:

Gruptan kopabilirsiniz, kaybolabilirsiniz, bir yere yuvarlanıp bir yerinizi yaralayabilirsiniz. Ne ile diğer yürüyüşçüleri uyarıp, yerinizi belli edeceksiniz?

Düdüğün tiz sesi sizin sesinizden üstündür ve daha uzaklardan duyulabilir. Bulabilirseniz bir tarafı termometreli bir tarafı pusulalı modelleri tercih edin ve düdüğünüzü kesinlikle bir iple boynunuza veya gömleğinizin düğmesine asın, asla da kaybetmeyin.

dinlen4. Çakı
Her zaman gerekli olmaktadır. Hayatta kalma durumuna girildiğinde bir çakı ile barınak yapılabilmekte ve bir geyik bile avlanabilmektedir. Tercihiniz daima av çakısından veya bir doğa sporcusu için daha da iyisi çok maksatlı penselerden yana olsun.

5. Pusula 
Basit bir yürüyüşte yürüyüşe hangi istikametten başladığınızı bilmeniz gerekir. Yönünüzü muhafaza etmek için gereklidir. 

6. Şapka
Yaz, kış gereklidir. Bir şapka ile güneşin altında en az iki saat daha fazla kalabilirsiniz. Çok soğuk bir ortamda da ısı kaybınızı asgari düzeyde tutabilirsiniz. Geniş kenarlı şapkalar idealdir.

7. Ateş başlatıcı malzeme (kibrit, çakmak, varsa magnezyum çubuğu v.b.)
Yürüyüşte suya düştünüz, hava güneşli ama esinti fazla veya akşam karanlığında kayboldunuz. Ateş en büyük kurtarıcıların başında gelir. Suya dayanıklı veya ıslanmaya karşı önlem alınmış malzemeler kullanın. Normal bir kibriti balmumuyla veya üzerine mum eriterek su geçirmez hale getirebilirsiniz.

8. Rüzgârlık veya yağmurluk
Molalarda terli halde esintide kalabilirsiniz, böyle bir durumda bir rüzgârlık hayat kurtarıcı olacaktır. Hava bir anda döner ve sağanak verebilir, yanınızda getirdiğiniz yağmurluk hele hele en iyisi bir panço sizi koruyacaktır. Pançolar çadır olarak bile işlem görebilir. Doğada garanti diye bir kelime yoktur. Garantinizi siz sağlamaya çalışın.

9. Sırt çantası
Yazın daha ufak, kışın biraz daha büyük çanta kullanılır. Yazın içine koyulacak malzeme miktarı kışa göre biraz daha az olduğu için 35 Lt. lik bir çanta yeterlidir. Kışın ise 40 Lt. den başlayan çantalar sağlıklıdır. Çantalarınızın yanlarında mutlaka su şişesi veya matara cebi olmalıdır. 

10. Ek gıda ve İlk yardım kiti
Dönüş yoluna kadar yemeyi en sona bırakacağınız küçük bir konserve yeterlidir.

Doğa yürüyüşçüsü ve sporcuları aktivite süresince vücut ısılarını dengede tutmalı ve korumalıdırlar. Vücudun Hipotermiye (vücudun aşırı soğuması) ve Dehidrasyona (vücudun aşırı su kaybı) uğramasına izin vermemek gereklidir. Ani değişen hava şartlarına çabuk tepki göstermek gerekir. Bu yüzden özellikle doğa sporları ile ilgilenenler giyimlerini katmanlar halinde uygulamaya dikkat etmelidir. Bu tarz giyim vücut için regülatör görevi görecektir. Önem sırası içten dışa doğrudur.

İçten dışa doğru katmanlar halinde giyinmesinin nedeni; Vücut ısısı yükseldikçe kademe kademe soyunarak yükselen ısıyı azaltmak ve terlemeyi kontrol altına almak, vücut ısısı düştükçe de kademe kademe giyinerek düşen ısıyı yükseltmek ve soğumayı kontrol altına almaktır. Sonuçta vücut ısısı dengede tutulmaya devam edilmiş olacaktır. İç çamaşırı üzerine giyilmiş kalın bir kazağı terlediğinizde çıkarmanız gerektiğinde çok çabuk üşüyeceksiniz ve tekrar giymek zorunda kalacaksınız.

Giyimde Gereken Temel Özellikler:

- Hafif olması ve az yer kaplaması
- Sıcak tutması
- Az nemlenmesi ve kolayca kuruyabilmesi
- Ter buharını dışarı verebilmesi
- Rüzgar ve yağmura karşı koruyucu olması
- Rahat ve hareketleri kısıtlayıcı olmaması
- Giyilip çıkartılmasının kolay olması
- Aşınmaya dayanıklı olması 

* Pamuklu kumaş çabuk nem toplar ve kuruması uzun sürer. Üşütür. Bu yüzden doğa sporlarının dışlanmış kumaşıdır.

* Doğa sporlarında kullandığımız kumaşlar genellikle; Meraklon (polypropylene), polyamid, polar (Fleece) ve yün olmaktadır.

Baton:

batonKayakçıların ana malzemelerindendir ancak bugün daha değişik modellerde (uzatılıp kısaltılabilen teleskopik) üretilenleri artık dağcıların ve yürüyüşçülerin de sık kullandıkları destek malzemeleri olmuştur. Sırt çantalı veya sırt çantasız yürüyüşlerde, özellikle uzun mesafeli yürüyüşlerde yorgunluğu azaltan, vücudumuzun yükle olan ağırlını dengelemeye yardımcı olan ve artık gerekli olmaya başlayan bir yardımcıdır.


Tozluk:
Özellikle kar içi yürüyüşlerde botumuzun içine kar girmesini ve pantolon paçamızın ıslanmasını engelleyen bir malzemedir. Tozluk çalılık ve fazla tozlu alanlarda da işimize yarar. Botumuzla pantolon arasında kalan bilek kısmını korur, içeriye çalı çırpı ve toz girmesine mani olur. Ayak bileğini çok az aşan sığ sulardan hızla geçmek şartıyla da yine botun içine su girmesini büyük oranda önler.

Mayo - Şort:
Trekking yaparken ıslak geçişler dediğimiz dere, ufak nehir ve sığ göletlerden de geçilebilir. Buralarda (emniyetine ve derinlik durumuna göre) yüzmek istenebilir. Yanınızda götüreceğiniz mayo ve şortunuz bu eğlenceyi, serinliği zevkle yaşamanıza olanak verecektir.

Spor Ayakkabı - Sandalet:
Islak geçişlerde ıslanacak botlarınızı doğal olarak yürüyüş sonrası çıkartacaksınız ya da uzun süren yürüyüş sonrası yorulan ayaklarınızı tozlu ve nemli, içinde sıkıldığınız yürüyüş ayakkabısından kurtarmak isteyeceksiniz yanınızda getireceğiniz spor ayakkabısı zorlanan ayaklarınız için gerekli olacaktır.

Sandalet ıslak geçişi bol olan yerlerde, su içi geçişlerde botlarınızı çıkartmak zorunda kalabilirsiniz. İşte buralarda sandalet faydalı olmaktadır.

Dudak Kremi - Güneş Kremi:
Güneşin yakıcılığı yanında zararlı UV ışınlarına da maruz kalınmaktadır. Bu sıcaklığın kurutuculuğundan ve UV ışınlarının zararlı ışınlarından en az oranda etkilenmek için dudaklarımızı ve cildimizi UV koruyuculuğu yüksek kremlerle korumamız gerekir. Yürüyüşte terleyeceğimiz için vücudumuzda, özellikle yüzümüzde biriken ter damlacıkları mercek görevi görerek tutundukları yerde kahverengi cilt lekelerini oluşturabilirler. İşte UV koruma faktörü yüksek dudak ve güneş kremleri bunu en aza indirecek hatta oluşumunu önleyecektir.

Güneş Gözlüğü:
Yürüyüş güneşin altında da, karın içinde de olsa gözleriniz için yorucu olacaktır. Güneş ve kar hem gözleri alarak yorar, hem de zararlı UV ışınları yayar. Nerede olursanız olun yürüyüşlerinize güneş gözlüklerinizi mutlaka götürün. Yorulan gözler başınızı ağrıtmaya ve sizi yormaya başlayacaktır. Güneş gözlüğünüzü koruma faktörü en yüksek olanlardan seçin.

Bir de tavsiyemiz polarize etkili güneş gözlüğünü pek kullanmayın, pilotlar bulutun ilk oluşumunu tam göstermediği için, yani fazla polarize ettiği için bu gözlükleri çok fazla kullanmamaktadırlar. Bazı ufak parlamalara doğa sporlarında ihtiyacımız var. Camını kahverengi olanlarda seçerseniz renklerdeki ayırımı daha iyi görebilirsiniz. Mesela yeşilin daha canlı, daha keskin ve kahverengi cisimlerin yeşilliğin içinden daha iyi seçilmesi gibi özellikler.

Alın veya El Feneri:
Yanınızda mutlaka bir el feneri götürmeye çalışın, kamp kuracaksanız zaten mecbursunuz. Yedek pillerini de unutmayın. Alın feneri tercihimizdir. Çünkü ellerimizin boşta olması öncelikle iş görme rahatlığı ve emniyet gereğidir. Geceye kalabiliriz ve yürümeye devam etmek durumunda olduğumuz da bir elde el feneri diğer elde baton olmaz. Düşme eğiliminde iki ele de boş olarak ihtiyaç olacaktır.

selami

Alişan bu kuralları mutlaka biliyor ama; macera yaşamaya da bayılıyor. Yürüyüşçüler istedikleri yönü seçebilirler.

Yürüyenlere duyurulur.

Selami Yücel

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir


Atlar-Demiratlar ve doğal bir ortamda geçen 2 gün...

  • PDF

İkinci gidişim olacak Daday Çömlekçiler At çiftliği gezisine, kumrularda katılımcılarla buluşup merhabalaşma sonrası, 12 kişi ve bir de dünyalar tatlısı 18 aylık Okyanus’umuz la başladık. Tüm turlarda araca biner binmez uyuduğum için sabah gözlerimi mis kokan toprak ve çimen kokusuyla açmak çok keyif vericiydi. Köylülerin yaptığı tereyağ, peynire ilaveten, bal, mis kokulu domatesler, köy yumurtası (ben böyle sarı görmedim inanın) ve en önemlisi mis gibi kokan yeni sağılmış ve pişirilmiş taze inek sütüyle afiyetle yaptığımız kahvaltı tüm yol yorgunluğu atmamı sağladı. Veeeee atlar. Kısa sürede kaynaşan ve çok hoş bir grup ruhu yaratan katılımcılarla güneşin tatlı ışıltıları altında atlarımızla önce kısa bir alışma eğitimden sonra kendimizi muhteşem doğanın kucağına bıraktık. Tarlalar sarı kır çiçekleri ve bembeyaz papatyalarla kaplıydı. Çiçek kokusunu anlatmam mümkün değil. Uzun ama bitmesini hiç istemediğim at gezi sonrası verdiğimiz molada, bizi elinde buz gibi soğuk ayranla karşılayan Levent Bey’in sürprizi çok hoşuma gitti. Akşam çiftliğe döndüğümüzde duşlarımızı aldık ve Levent beyin hanımının hala kokusu burnumda vanilya kokulu muhteşem revanisini unutmam mümkün değil. Akşam yemeğimizi yedikten sonra oynadığımız Baron Paf oyunu grubun daha da kaynaşmasını sağladı. Ve sabah saat 06.30….. Yağmur yağıyor. Toprağın kokusunu durmadan içime çekiyorum. Çünkü Pazartesi günü bu kokuyu duyamayacağımı biliyorum. Tatlı sabah güneşinin altında yeşil çimenler üstünde yaptığımız kahvaltı sonrası çam, meşe ağaçları arasından Fındıklı yaylasına tırmanıyoruz. Atv ler bizi bekliyor. Bir saat süren bir ATV safarisi sonrası mis gibi mangalda köfte ve tavuk kokuları bizi başlama noktasına çekiyor. Barbekü sefamızdan sonra hiç vakit kaybetmeden istek üzerine ikinci tur ATV safari teklifinde bulunuyoruz. İkincisi ilkinden daha müthiş. Çoğu kişiye böylesi nasip olmaz herhalde. İlk tur güneş altında ve ikinci tur tatlı tatlı başlayan , sonra şiddetli sağnağa ve doluya dönüşen bir hava. İç çamaşırlarımıza kadar ıslağız, belimize kadar çamuru batmışız. Ama bitmesin istiyorum.Böyle düşünen tek kişi ben değilim. Ve bu daha da hoşuma gidiyor. Aldığım heyecan ve zevk, korkuma baskın geliyor. Korkuyorum ama bitmesin lütfen diyorum içimden. Orman içinden yürüyerek mağaraya gidiyoruz. Tüm bu macerada Okyanus bebek sürekli bizlerle. Onun yüzündeki gülücükler bizi daha da motive ediyor. Dönüş saati yaklaştıkça içimde bir burukluk. Gruptaki tüm katılımcılara sevgilerimi gönderiyorum. Lütfen yine en kısa zamanda birlikte olalım. Bizi tüm samimiyeti ve güler yüzüyle karşılayıp ayrılış yaptığımız saate kadar aynı içtenlikle bizi misafir ettiği için Levent Bey’e çok teşekkür ediyorum. Artı yaşama, yaşamımıza unutulmaz bir artı kattığı için başta rehberimiz Ercan Bey’e çok teşekkür ederim. Haftaya nereye gidiyoruz J)))))) Pazartesi sabahı kızıma Çömlekçiler Çiftliğinden aldığım köy tereyağı ile hazırladığım kahvaltı sonrası yüzünün ifadesini ağzının tadını bilenler mutlaka anlamışlardır. Sevgiler.

 

Aktaş vadisi bekle beni :)

  • PDF
Aktaş vadisi bekle beni :)
Daha öncede aktaş vadisinde doğa yürüyüşü yaptım çok çok güzel mükemmel bi doğaydı ama tek kötü tarafı yaza gelmesi ve o caanım çiçek tarlalarının artık kurumuş olmasıydı ama yinede çoook eğlenceli bi yürüyüştü.

Kışın spor yaparken nelere dikkat etmelisiniz...

  • PDF

Kış aylarında spor, ister istemez ev, salon gibi kapalı mekanlarda yapılıyor. Dikkat edilmesi gereken kuralların başında, herkesin kendine uygun sporu seçmesi geliyor. Ayrıca ağır efor gerektiren ve kalbi yoran sporlardan uzak durulmalı. Beslenme ve uyku düzeni de önemli.

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Bülent Aksoy, evde veya spor salonlarında yapılan yoga, aerobik, jimnastik, tae-bo, aikido, modern dans, Latin dans, oryantal, step, spinning, plates gibi sporların farklı kas ve eklemlere yük bindirdiğini söylüyor. Bu yüzden kişiye uygunluğu önemli. Örneğin diz sorunu olan kişiler step, spinning, kalça sorunu olanlar tae-bo gibi egzersizleri, omuz, dirsek ve el sorunu olanlar aikido gibi sporları yapmakta zorlanabilirler.

Güney Avrupa’nın lezzet başkenti Torino

  • PDF
Slow Food toplantısı nedeniyle gittiğim Torino’da, hem damağımı şenlendirdim hem de lezzet almanın bir insan hakkı olduğu konusundaki savın ateşli destekçisi oldum.
Tohuma, yöre yemeklerine, geleneksel üretim tekniklerine neden sahip çıkmak gerektiği konusundaki bilgilerimi iyice pekiştirdim. Sonra beyaz trüf ve bölgenin kaliteli şaraplarıyla kendimi ödüllendirdim. Kışa girmeden değişik bir gezi yapmayı planlıyorsanız, Piemonte bölgesinde beyaz trüf avına çıkmanızı öneririm. Çünkü tüm dünyadan damağına düşkünler bu aylarda burada toplanıyor. Yeniliyor, içiliyor ve dere tepe geziliyor.

Gaziantep Tilmen Höyük ve Yesemek 2 doğu masalı

  • PDF
Küçük bir maceranın öyküsü bu. İçinde dramatik hiçbir şeyin, dağlara tırmanma ya da nehirleri aşmanın olmadığı, sadece Türkiye’nin Suriye sınırındaki huzur dolu bölgeyi keşfetmenin heyecanını yaşayacağınız bir öykü.

Tilmen Höyük’te bulunan saray ve Yesemek’i açık hava müzesine dönüştüren antik Hitit maden ocağı bu bölgenin tarih öncesi çağlardan beri bir yerleşim yeri olduğunun kanıtı. Eğer bir parça zamanınız ve alışılmadık yerleri keşfetme arzunuz varsa doğru yerdesiniz.
Hem Yesemek hem de Tilmen Höyük’ü gezmek isteyenlere önerim Gaziantep veya Kilis’i merkez üs olarak kullanmaları. Kilis’ten kalkan minibüsler Yesemek’e çok yakın olan İslahiye’ye kadar gidiyor. Kırların arasında yolculuk yapmak, bahar ve yaz başlangıcında göçebe ailelerin yolun her iki tarafındaki biber tarlalarında çalışmasını seyretmek ya da sonbaharda rengarenk bir doğaya şahit olmak nostaljik bir keyif yaşatıyor insana. Toplandıktan sonra güneşe serilen biberler, sonbahar ziyaretçilerine sarı-kahverengi arasına serpiştirilmiş canlı kırmızı renkleriyle muhteşem bir halı görüntüsü sunuyor.
Minibüsün sizi bıraktığı İslahiye garajından Yesemek’e araç bulabilirsiniz. Ancak araçların saatlerinin Yesemek’ten alışveriş yapmaya gelenlerin zamanına göre ayarlandığını unutmayın. Minibüse bindiğinizde aynı gün dönüş olup olmadığını mutlaka sorun. Dönüş aracı bulamadıysanız bile paniğe kapılmanıza gerek yok, hemen yakında bekleyen taksiler sizi Yesemek’e götürmek için bekliyor.

GEREDE KAVACIK YAYLASI DOĞA YÜRÜYÜŞÜ KEYFi

  • PDF

 

 

(FOTOĞRAFLAR İÇİN YÜRÜYÜŞ ARKADAŞIM, DOSTUM MEHTİ ATLI'YA TEŞEKKÜRLER)

Yazın aşırı sıcak geçmesi ve yaz tatili programlarımız nedeniyle neredeyse 80 gün kadar ara verdiğimiz doğa yürüyüşlerine geçen hafta sonundan itibaren yeniden başladık. Fuat hocamla, hafta sonu koşuları ve kısa hafta sonu gezileri dışında fırsat buldukça kış sezonunda 3-4 haftada bir doğa yürüyüşlerini sürdürmeye niyetliyiz.
Hafta sonu programında, "Gerede Yaylaları" yürüyüşü olduğunu görünce, sezon başlangıcı için uygun ve yumuşak bir rota olacağı inancı ile katılma kararı aldık. Geçen seneki ilk çaylak sezonumuzda, Gerede rotalarının Kızılcahamam ve Çamlıdere rotalarına göre daha güzel olduğunu tespit etmiştik.
Geçtiğimiz Pazar sabahı 08.00’de buluşma noktasına vardığımızda, benzer düşünce ile toplam 30 katılımcının kayıt yaptırdığını öğrendik. Hafta içi kayıt sırasında, iki farklı rota uygulanacağı, yeni ve daha tecrübesiz yürüyüşçüler için 10-12 kilometre, uzun yürümek isteyenler için 22 kilometrelik bir rota duyurusu yapılmış. Geçen seneden bizi tanıyan Can, bizi doğrudan uzun rotaya kaydetmiş. Fakat rehberimiz Tekin bey, katılımcıların neredeyse çoğunun uzun yürüyüşü tercih ettiğini görünce, yolculuğa başladıktan sonra otobüste, aradaki ayrımı tekrar hatırlattı ve uzun yürüyüşün hazırlıksız ve yeni katılımcılar için zorluğundan bahsetti.
Kızılcahamam’da verdiğimiz alışılmış çay-çorba molamızdan sonra E-5’i takip ederek bir süre Gerede yolunda devam edip, Demirler-Berçin Çatak köy yoluna saptık. Bir süre sonra yürüyüşe başlayacağımız Demirler köyü çeşme başına geldik.

Kaleler ve Kozan

  • PDF

Adana’dan bir saat uzaklıktaki Kozan’a uğradığınızda, eşi benzeri olmayan bir manzara karşılar sizi. Dümdüz bir ova, tam ortasında arzın merkezinden dünyaya kafa tutarcasına yükselen 1000 metrelik sarp kayalıklar... Kendisi bile yeterince etkileyici iken, bu inanılmaz zirvenin tepesinde bir kalenin kalıntılarını görmek duygusunu varın siz düşünün. İnsanın aklı ermiyor doğrusu, bu insanlar oraya nasıl çıkmış, bu kaleyi nasıl yapmış? Sonra insanın aklına daha güncel bir soru geliyor: “Asıl ben tepeye nasıl çıkıp da kaleyi keşfedeceğim?”

Anamur ve İskenderun arasında uzanan sahilin payına, diğer pek çok yeri kıskandıracak kadar çok Ortaçağ kalesi düşmüş. Aralarında en ünlüleri Kızkalesi’nde bulunan iki kale. Biri kıyıda yer alırken, öbürü suyun üstünde yüzen görüntüsüyle ziyaretçiler üzerinde çöldeki serap etkisi yaratıyor. Anamur’dan geçen yolcuların kadrajına giren bir diğer etkileyici yapı ise Haçlıların Kıbrıs’ta konuşlandığı günlerden kalan bir hatıra olan Mamure Kalesi. Yılan ve Toprak kalelerini görmek içinse Antakya’ya doğru giden ana yoldan biraz içeri sapmanız gerekiyor.

Ankara Çıkışlı Günübirlik ve Konaklamalı kültür ve doğa turlarında bu hafta ne yapıyoruz?

Biz baharı coşkuyla kutluyoruz...Ya Siz?

Havalar ısındı, nefis bir doğa var. Yağmur yer yer etkili oluyor ama o bile keyifli. Çiçekler açmış rengarenk. Sarı, eflatun, kırmızı... Yer yer gelincikler bile açmış. Dereler sanki ırmak olmuş. İrili ufaklı şelaleler...Otlar yer yer boyumuz kadar uzamış ve en önemlisi capcanlı bir doğa içerisindeyiz. Kültürü ve doğası ile güzel Anadolu'muzun farklı yerlerine Ankara çıkışlı hareketli günübirlik ve konaklamalı geziler yapıyoruz. Hepsi de Artıyaşam'a özel ve farklı.

Bu hafta sonu Ankara'dan hareketli haftasonu konaklamalı güzel kültür ve doğa gezilerimiz var. DADAY AT ÇİFTLİĞİ...At ve atv safari diyorsanız ve bunları da İlkbahar'da yaylalarda yaşamak, heyecanın zirvesini yaşam diyorsanız bu etkinliğimizi kaçırmayın. "At-Atv Safari" Daday At Çiftliğinde at, Kastamonu Araç Gölcük ve Fındıklı yaylalarında Atv Safari etkinliğimiz sizi bekliyor.

Yine Hitit kentleri gezisi yapacağız. Dönemin en büyük uygarlıklarından birinin izlerini sürecek, Hattuşa'dan başlayarak faklı kültürel zenginlikleride katıp Ankara çıkışlı konaklamalı bu turumuza farklı güzellikler katacağız. Uygarlıklara ve doğaya meraklı iseniz Kesin ve Ankara çıkışlı Hitit Kentleri Hattuşa-Alacahöyük-Çorum-Amasya Gezimize geç kalmadan kaydınızı yapmanızı bekliyoruz.

Erfelek Şelaleleri Sinop Ayancık İnebolu gezisi mevsimin en güzel dönemlerinden ve en güzel gezilerinden. Ankara çıkışlı 1 gece kalmalı olacak bu etkinliğe birşey demeye gerek yok. Biraz çokça yer göreceğimiz için hızlandırılmış bir tur olacak ama emin olun değecek.

Ankara çıkışlı kamp diyorsanız, baharda olsun, nefis bir doğa olsun, Batı karadeniz olsun diyorsanız alın size nefis bir kamp etkinliği. Bir nevi kısa trans etkinliğide diyebilirsiniz. Bu etkinliğin olabilmesi için lütfen erkenden rezervasyonunuzu yaptırınız. Program detayları: Abant Gölü-Sinekli Ve Pürenli Yaylası-Samandere Şelalesi Geçisi (Çadır Konaklamalı) linkinde...

Ankara çıkışlı Cumartesi günübirlik geziler kapsamında; Amasra gezimiz var. Pazar dinlenmek istiyorsanız bu gezi tam size göre...

Yedigöller turumuz var. Bahar gezileri kapsamında yapacağımız bu fotoğraf ve doğa gezimize katılmalısınız.

Pazar günü Ankara çıkışlı günübirlik Akçakoca gezimiz olacak. Ankara'ya en yakın sahil diyebileceğimiz bu gezide nefis bir de şelalemiz olacak Ankara çıkışlı Akçakoca gezimiz için tıklayınız.

Günübirlik Ankara çıkışlı doğa gezileri diyorsanız;

Yakında yine size özel programlarımızla birlikte olacağız. İlk defa yapılacak bu destinasyonlarda sizleri de aramızda görmek isteyeceğiz...

Nice heyecanlara-nice baharlara...

Artıyaşam Dağ Doğa Kültür Sanat Gezi Etkinlik Platformu web sayfasıdır.

Artıyaşam, TURSAB'a bağlı 6762 belge nolu A grubu seyahat acentesi olan Kırkayaklar Turizm ve Seyahat Acentasının TPE 2009/71835 sayılı tescilli bir markasıdır.

TURKIYE TURSAByuvarlak kirkayaklarlogo150Px artiyasam372150px

 

Ankara çıkışlı günübirlik ve konaklamalı Amasra -Akçakoca - Karadeniz- Güneydoğu - GAP - Mardin - Çanakkale turları

Bahar geldi. Her taraf rengarenk olacak. Kırlar çiçeklerle dolacak. Denizler soğuktan çıkacak ve güneşli havası ile bizleri bekleyecek.  Ankara çıkışlı günübirlik ve konaklamalı turlarda Artıyaşam sizlere bahar havasını doyasıya yaşatmaya kararlı. Günübirlik tur aradığınızda, konaklamalı tur istediğinizde; emin olun sizlere mevsimin en güzel sezon gezilerini yapacağız. Ankara çıkışlı günübirlik Amasra turu yapabiliriz. Balık salata ve deniz  keyfi yaşayabilir, tekne turu yapabiliriz. Yine Ankara çıkışlı günübirlik Akçakoca turu arıyorum diyorsanız konaklamalı-kalmalı turları günübirlik turlara dönüştürüyor ve haftasonu turlarda yaşadığınız bir çok şeyi günübirlik turlarda sizlere 24 Saat Akçakoca ve 24 Saat Amasra teması ile Ankara çıkışlı turlar olarak ve Artıyaşam kalitesi ile yapabiliyoruz. Ankara’dan Cumartesi çıkışlı olacak ve Pazar sabahı Ankara’da olacağız. Nasıl mı? Bizi takip edin. Edemiyorsanız; www.artiyasam.com web sayfamızdan grubumuza üye olun, Ankara çıkışlı günübirlik ve konaklamalı günübirlik Amasra turu, günübirlik Akçakoca turu, günübirlik Abant gezisi, günübirlik Kapadokya gezisi, günübirlik Ihlara Güzelyurt gezisi, günübirlik Hitit-Hattuşa kentleri gezisi,  Günübirlik Nallıhan gezisi, Günübirlik Düzce Güzeldere ve Samandere şelaleleri gezisi, günübirlik Göynük kültür gezisi, günübirlik Abant doğa gezisi, Efteni gölleri ve yakın çevre günübirlik gezilerimizden –turlarımızdan haberdar olun.

Ankara çıkışlı hafta sonu ve haftalık uzun süreli kalmalı Konaklamalı turlar-geziler yapıyoruz. Ankara hareketli ve Hafta sonu kalmalı  İstanbul adalar saraylar müzeler ve boğazlar gezisi, Ankara hareketli ve Hafta sonu kalmalı  Şile Ağva, Kerpe, Kefken gezileri, Ankara hareketli ve Hafta sonu kalmalı  Kapadokya-Ihlara-Güzelyurt gezileri, Ankara hareketli ve Hafta sonu kalmalı  Tokat-Amasya, Trakya, Çanakkale, Kaz dağları, Bozcaada, Kuzey Ege, Mersin Adana Kilikya gezileri, Güney Marmara, Mudanya, İznik Tirilye Uluabat gölü, Beypazarı, Nallıhan Taraklı gezileri yapabiliyoruz. 

Ankara çıkışlı kalmalı-Konaklamalı uzun turlarımız var. Tadı damağınızda kalacak; Trabzon, Sümela manastırı, Uzungöl, Hamsi köyde sütlaç, Karaca mağarası, Ayder yaylası, Kavron yaylası, Çamlıhemşin, Elevit yaylası, Rize, Artvin bölgelerinde unutamayacağınız kültür –doğa ve yayla gezileri yapabilirsiniz. Daha yeni yeni turizme açılan Maçahel-Machael-Macahel – Camili gezisi kapsamında Endemik türlerin çoğunlukta olduğu Özel bölgede Artıyaşam’a özel Karadeniz turları-doğa gezileri yapabilirsiniz. Ankara çıkışlı Karadeniz turlarına Gürcistan Batum ve Tiflis turlarını da koyuyoruz. Ankara’dan hareketli Karadeniz turlarımızda tamamen bize özel olacak baştan başa Gürcistan turlarımız var. Kuzeydoğu Anadolu turu ile Kars’tan başlayan, Gürcistan turu olarak Vale-Borjomi-Gori-Tiflis- Batum turlaı ile devam eden ve Karadeniz gezileri kapsamında da Macahel turu ile Borçka Karagöl gezisi ve Ayder yaylası, Uzungöl, Trabzon, Sümela manastırını da içine alan Karadeniz turu ile Trabzon’da son bulacak. 

Ankara çıkışlı günübirlik ve konaklamalı turlar kapsamında doğa gezilerimiz var. Her Pazar Ankara’dan hareketli doğa yürüyüşü-trekking Ankara turlarımız var. Detaylar için www.dogayuruyusuankara.com’u inceleyebilirsiniz. Yine Ankara çıkışlı Dağcılık – zirve tırmanışlarımız var, tırmanış sevmiyorsanız adrenalin dolu Ankara çıkışlı Macera kamplarımız, tatil kamplarımız, gençlik kamplarımız var. Rafting, Jeep Safari, Dalış-Scuba, Kanyoning, Doğa yürüyüşü-trekking,  tekne turu, yüzme içeren keyifli macera kamplarımıza bayılacaksınız.   

2012 ankara çıkışlı günübirlik ve konaklamalı gezileri-turları kapsamında ilk defa doğa gezisi amaçlı Ankara’dan hareketli Piknik – doğa gezileri yapıyoruz. Uzun yürümek için Ankara’dan trekking turları yaparken, uzun yürümek istemeyenler içinde Ankara’dan hareketli kısa piknik gezileri ve kısa doğa yürüyüşü yapıyoruz. Yine Ankara’dan hareketli, Ankara çıkışlı çocuk ve okul gezileri yapıyoruz. 

Ankara’da yaşıyorsanız ve Ankara’dan hareketli, Ankara’dan çıkışlı günübirlik turlar – geziler  yada Ankara çıkışlı kalmalı-günübirlik turlar – geziler arıyorum, Ankara çıkışlı günübirlik yada konaklamalı dağcılık, kampçılık, macera kampları, gençlik kampları, tatil kampları, doğa yürüyüşleri-trekking, piknik ve doğa gezileri arıyorum diyorsanız Artıyaşam etkinlikleri tam da size göre. Üyelik için lütfen artiyasam+subscribe@googlegroups.com adresine boş bir mail atın. Artıyaşam Ankara çıkışlı konaklamalı-kalmalı ve günübirlik turlarımızdan-gezilerimizden öncelikle haberdar olun.